İstanbul’daki yeşil alan eksikliği


Maalesef bu zamana kadar ki belediyelerin, hükümetlerin rant yeme peşinde koştukları için çok fazla umursamadıkları eksiklik bu. Yeşil alan, doğayla iç içe, güzelliklerinden, tarihinden kopmamış bir İstanbul “hayal değil gerçek” olmalıydı.



Zaman geçtikçe yeşil alanı daha fazla korumak yerine, rantları peşkeş çekmeyi tercih etmek artık yadırganamaz bir hal aldı. Ayrıca ne sivil toplum kuruluşları ne de yeşile kendini adamış örgütler ya bu duruma yeterince tepki göstermiyor ya da seslerini duyurmakta güçlük çekiyorlar. Her gün yaratılan suni gündemle birlikte de katledilen, imara açılan ormanlar yok olup gidiyor.

Bugünkü Mehmet Tezkan yazısında bu konuya değindi ve olması gereken sayılar verdi. Bu konuda daha çok aydının yönlenmesi gerekiyor aslında, ayda yılda bir değinmek değil. İnsan sağlığı için kişi başına düşen yeşil alan 9 metrekare olmalı. Bu minimum düzey normalde olması gerekeni 15 m2. Birkaç Avrupa’daki şehre baktığımızda durumun vahamiyetini daha iyi anlayabiliriz:

Londra’da kişi başına düşen yeşil alan: 20m2

Madrid’de kişi başına düşen yeşil alan: 14m2

Paris’te kişi başına düşen yeşil alan: 11.5m2

Bu sayı İstanbul’da kaç dersiniz? 3m2! Yani oksijen yerini envai çeşit sanayi atığı dumanı ve bilimum gaz soluyoruz da haberimiz yok. Şimdi de Hükümetin İstanbul’daki askeri alanlara el koyma durumu varmış. İstanbul’daki en az yüzde 50 yeşillik askeri alan sayesinde vardır hala zaten. Yeni yeşillik katilleri keşfetmek için yer kalmamış başka sanırım. Kamuoyunun bırakın sağlıklı yaşamı, ileride yaşayacak bir yeri kalması için kesinlikle karşı çıkması gereken deprem kadar önemli bir konu bu. Ali Sami Yen stadı gibi Mecidiyeköy’ün havasını tümden değiştirebilecek bir yeri park yapmak yerine paranın karşı konulamaz çekimiyle gökdelen yapan, İnönü Stadı’nın yerine ağızlarındaki salyaları saklayamayarak yeni rant alanı yapmak isteyen bir hükümetin ben şahsen askeri alanları alıp, olduğu gibi koruyacaklarına inanmıyorum. Umarım büyük bir yanlıştan dönülür. 

Doğayla uyumlu yaşamayıp, ona saygı duymadıkça doğa intikamını almakta gecikmeyecektir…

Bunlar da ilginizi çekebilir

Gitmeden yorumunuzu bırakın.


Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.