İstanbul’daki Taksici Zihniyeti


Genelde istanbul civarında ikamet ediyorlar nedense. 2 sene önce isviçre’den ltba’ya geldiğimde havaş otobüslerinin ne hikmetse yarım saat beklememe rağmen gelmemesi üzerine tanışmıştık kendileriyle. Ortaköy’e 30 tl’ye götürmek üzere anlaştık. Yolda Türkiye’nin halini avrupa’da hayatın nasıl devam ettiğini, farklılıkları falan sorar bunlar yakınlık kurup arkadaşça gözükmek için. Hatta ilerletip memleketini, çocuklarını, geçim zorluğuna kadar geldiğinde ne kadar dürüst ve açık sözlü bir adam diye bir ara yakınlık dahi duymuştum, sonradan yapacağını bilmeden. Neyse Ortaköy’e gelinir 50 tl uzatılır biraz paraya baktıktan sonra:

– Lastik inmiş sanırım, bi inip bakar mısın koç?

Bak bak bak, babacan tavıra bak herifteki. Yani inip sarılcam lastiğe o derece etkiledi. Neyse ki kapıyı açtığım vakit gözüme 50 tl ilişti, inmeden baktım.

– Yok abi havası inmemiş…

20 tl’yi alıp arabadan indikten sonra biraz ilerler taksi. Yeni yeni kızgınlığım artıyor olayın şokundan sonra tabi. 20 metre gitmeden tekrar durup arabadan inmesin mi kalifiyeli iş bilmiş;                                                                       

– “Baksana bu 50 tl sahte.” değiştirmiş tabi kişiliği bozuk.                                                                                                

Abi nasıl olur indiğim gibi bozdurdum, döviz bürosunda sahte para olabilir mi?                                                        

Hee neyse karıştırmışım pardon.                                                                                                                                          

İşte böyle bunlar, sonra çocuğun açlığına yanar. O çocuklar senin yarım aklınla insanı kandırmaya çalıştığın paradan doymasınlar zaten.  Dolandırıcılarda olmayan bir özellikleri kalsın hem. Dolandırmadan da doyabilmeyi öğrensinler.

Bunlar da ilginizi çekebilir

Gitmeden yorumunuzu bırakın.


Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.