Hırvatistan(Croatia) Gezi Rehberi


Avrupa’nın ortasında yeşille denizin doyasıya doyurduğu nadir ülkelerden  eski Yugoslavya yadigarı Hırvatistan. 2 haftalık katıldığım AB Future Lab projesinde yer yer gezme imkanı bulduğum bu güzellikleri elimden geldiğince paylaşmaya çalışacağım;

Karlovac

Zagreb’e 45 dakika uzaklıkta olmasına rağmen kendinizi şehir hayatından arındırılmış bir ormanın içinde hissettirecek kadar yeşilliğe sahip bir yer Karlovac.

Yemyeşil doğası, kilometrelerce uzanan ve tertemiz Cupa nehri, en önemlisi de Türkiye’yi aratmayacak misafirperver insanı ile 1 hafta proje için kaldığım bu yer benim için evimde tatil yapıyormuş hissi uyandıracak kadar mükemmeldi.

Diğer özelliği ise 60.000 nüfusu bu yerde Hırvatistan’ın en büyük iki bira markasından birinin üretilmesi. Karlovacko isimli bu birayı bir kere denedikten sonra kasalarla Türkiye’yi götürecek kadar bağımlılık yaratabiliyor. Ayrıca yaklaşık 1.5 tl olan ücreti de gayet uygun. Şekersiz olması, mide bulandırmaması ve kolay içimli olması sayesinde gün içinde bolca tüketiyorsunuz. Eğer Hırvatistan’a yolunuz düşerse bu kasabayı ve birasını denemeden geçmeyin derim.

Plitvice National Park

Hırvatistan’da doğal güzellikleri görmek istiyorsanız kesinlikle gitmenizi tavsiye ettiğim bir doğa harikası Plitvice Gölleri.

Giriş ücreti 90 Kuna olup Türk Lirası olarak 25 Tl civarında olması sebebiyle biraz pahalı gibi -dursa da bir kerelik verebilecek bir miktar olduğunu düşünüyorum.

UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası kapsamına alınan bu 300000 kilometre karelik bu göller topluluğu sizi Avrupa’nın ortasında Amazon’larda hissettirecek kadar zaman-mekan kavramını alt üst edecek harika manzaralara sahip.

Göllerin içinde bulunan karbonat ve kalsiyum sayesinde asla kirlenmeyen bu sulara ayağınızı sokmak dahi yasak olsa da göller çevresinde gezebileceğiniz tekne ve miniferibotlar mevcut.

Ayrıca çok güzel bir şekilde nasıl gezebileceğiniz hakkında rehbere ihtiyaç duymadan yol güzergahını anlatan 500 metrede bir haritalar var.

Eğer tamamını gezmek istiyorsanız en az 5-6 saatinizi ayırmanız gerekecek. Ama her saniyesine değeceğine emin olabilirsiniz…

Split 

Proje sırasında birçok kişiyle fikir alışverişi yapıp 2 günlük boş vaktimizi geçirebileceğimiz hem Zagreb’e çok uzak olmayan hem de fahiş fiyatlara sahip olmayan bir yer aradığımızı söylediğimizde bize Old Town olan Split’i tavsiye ettiler.

İyi ki de tavsiye etmişler ki bu satırlara yazabiliyorum cebimde kalan parayla geri dönebildiğim için. Split tam anlamıyla bir eski roma şehri kalıntılarına değil onun tamamına sahip görünüş olarak orta çağ şehri. Şehrin etrafını tamamen kaplayan surlar, herkesin sabah akşam oturup müzik dinleyerek vakit geçirdiği amfiler ve tamamen taştan oluşan sokak ve evleriyle siz de benim gibi orta çağ’da yaşamayı aklınızdan bir kez olsun geçirmişseniz başınızı döndürebilir.

Şehir Parkı da deniz ile doğayı ortak paydada buluşturduğundan kesinlikle görülmesi gereken yerlerden. Split’e gelmişseniz kesinlikle balık yemeden dönmemelisiniz.  

Levrek ve çeşitli büyük yerel balıkların bulunduğu 5 çeşit iki kişilik bir balık tabağını Türk Lirası ile 20 Tl’ye yiyebiliyorsunuz.

Yanında bira, salata ve muhteşem balık çorbasıyla iki kişi 40 Tl’ye mükemmel bir taze balık ziyafeti çekebilirsiniz. Ayrıca Split’e 1 saat uzaklıktaki Zadar’da enfes manzarasıyla zamanınız varsa görmeniz gereken yerlerden.

 

Avrupa’da gece hayatının başını çektiği Zagreb ve daha çok İtalyan ve Arap nüfusunun tercih ettiği, ateş pahası fiyatlara sahip turizm cenneti Dubrovnik dışında saydığım bu alternatiflerin hem bütçe hem de kültür ve deniz turizmi bakımından sizi doyuracağına eminim. Fotoğraflar kendi çekimim olup, bir acemi olarak şimdiden çekim hataları için af dilerim. İyi tatiller, dobar odmor :)

Bunlar da ilginizi çekebilir

8 Responses


Gitmeden yorumunuzu bırakın.


Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.