Game of Thrones 4. Sezon Kritiği


game-of-thrones-son sezon

Uzun bir bekleyişin ardından, fantastik kurgu sevenlerin son yıllardaki en büyük gözdesi uyarlama dizimiz ekranlara geri döndü. Yayınlanan bütün kitaplarını okumuş biri olarak söyleyebilirim ki, bu bekleyişi sadece yaşanacak olayları merak edenler değil, nasıl televizyona aktarıldığını görmek isteyenler de yaşadı. 4. sezon ilk iki bölüm itibariyle anlaşılıyor ki, kitabın neredeyse yarısını oluşturan  kısım dizide ilk 2 kısımda işlendi. Sanırım dizinin 7. sezonda son bulacak olması sebebiyle birçok kısmı işleyemeyecekler. O yüzden kesinlikle kitapları da okumanızı öneririm.

 

İlk bölüm yüzünü çoğu kişinin görmeye hasret kaldığı Khaleesi ile başladı desek abartı olmaz :) Thenn’lerin viral tanıtımını dizide geç de olsa görmüş olduk. Yabaniler ile birçok farklı türün birleşerek oluşturacağı topluluğun koruyucular ile savaşı merak konusu. John kardeşimizin de ileride gözcüler arasında daha iyi bir yere sahip olacağı sinyalleri geliyor gibi.

game of thrones izle

Minik Arya’mızın Tazı ile beraber maceraları bir süre daha devam edecek gibi. Gözünü kırpmadan ‘iğne’sini çalışan Glover’a verdiği intikam savaşın Arya’yı erken olgunlaştırdığını gösteriyor. Hemşehrimiz Shae ise tehlikenin bitmediği Westeros topraklarından ayrılma yerine Tyrion ile kalmayı tercih etse de uzun sürmeyecek gibi. Diğer üyemiz Jamie ise tek koluyla olan iç savaşını sürdürdükçe kendine gelmesi vakit alacak. Bolton’un üvey oğlu piskopat Ramsey’in hain Theon’u düşürdüğü hale üzülse mi sevinse mi bilemiyor insan. Kısacası her şeyiyle kendini özleten serimizi nasıl başlarsa başlasın artı puan ile gireceğinden, ortalama üstü bir bölüm oldu diyebiliriz.

game of thrones john snow

 

 

İkinci bölümün “The Lion and the Rose” olan adını “The Lion vs the Rose” olarak değiştirsek aslında sezonu tanımlamış oluruz. Çünkü yaşlı Tyrell teyzemiz ile Tywin amca arasındaki gizli yer yer açığa çıkan çatışmayı görmek için izlerken ekrana bakmak yeterli. Diğer yan hanedanlarla birlikte soğuk savaş dönemine yelken açıldı diyebiliriz bir bakıma.  Oberyn Martell ise gerek sözleriyle gerekse icraatlarıyla Dorne’un kanını yerde bırakmayacak gibi gözüküyor.  Stark Hanedanın varisi Brann’in yolculuğu ise bize serinin anahtarını sunacak izlenimi veriyor. Tabi söylemeden geçemeyeceğim, Cersei ve Margaery’in güzellik yarışı da bu bölüm damga vurmadı değil :) 

 

cersei wedding

Margaery Düğün

Gelelim belki de sezonun en önemli olayı olacak olan “Poison Wedding” olayına. Bu ismi takmamdaki amaç Robb’un katledildiği “Red Wedding” den beri hiçbir düğünün mutluluk getirmemesi. Başından sonuna kadar belki de hanedanın tek sevilen üyesi Tyrion’ı hedef tahtasına koyup Joffrey’in başına geleceklerinden sorumlu tutulacağı belirtileri gösteriliyordu.

joffrey ölüm sahnesi

Ne yazık ki(izleyenlerin %99’unun da sanırım üzüldüğünü söyleyemeyiz) Joffrey’in Tyrion’a düğün boyunca yaptığı mobbinglerden sonra ki en son kadeh taşıyan uşağa çevirmişti, doldurduğu kadehten boğularak ölmesiyle Lannister hanedanını belki de serinin başından beri en zor günlerin beklediğini söylemek yanlış olmaz. Bu arada düğünde bazı kişilerin attığı yalandan bağırtıları da bir yere not etmek gerek. Sansa’ya bir umut doğması da bölümün güzel yanlarından biri oldu açıkçası. 

game of thrones joffrey ölümü

 

 

6. bölüme kadar ki süreçte görülüyor ki Tyrell ve Lannister hanedanı arasındaki savaş iyice gün yüzüne çıkmaya başlarken yeni taktik kılıçları sahaya sürülecek gibi. Kartal Yuvası’nda ise Sansa’ya teyzesinin beslediği duyguların gel git olması yüzünden yine Stark Hanedanı’nın şansının yaver gitmediğini söyleyebiliriz. Bran’in kuzgun yolculuğunda karşılaştığı kargaların yolunu şaşırmış olması biraz hedefine varmasını aksatsa da vazgeçmeyeceğini gözler önüne sermesi açısından önemliydi.  Arya ve Tazı’nın maceraları ise şahsen beni oldukça güldürüyor. 1 sezon önce ikisinin yanyana gelip birlikte savaşacağını(zorunluluktan da olsa) söyleseler hepimiz gülerdik sanırım. 

arya ve tazı

6. Bölüm’e geldiğimizde aslında kitaptan ne kadar çok bölümün atlandığını net bir şekilde görüyorsunuz. Okuyanlar için biraz üzücü bir durum olsa da(hayal ettikleri sahneleri görmek açısından) yine de Asha’nın güzel oyunculuğu ile unutturdu diyebiliriz. Khaleesi’nin Meeren’i almaktan çok yönetmenin zor olduğunu öğrenmesi kısa sürmedi. Özellikle ejderhaların yarattığı hasara ve korkuya bir çözüm bulması gerekecek gibi gözüküyor.

khaleesi

Sör Davos’un Bravoos’un Demir Banka’sına yaptığı konuşma ile Stannis’e yardım etmeyi kabul ettirmesi takdire şayandı. Bölümün en can alıcı noktası ise Tyrion’un yargılanma sahnesiydi. Şahsen ben Ned Stark’ın ölümünden beri dizide bu şekilde duygu yoğunluğu yaşadığımı hatırlamıyorum. Özellikle hemşehri Shae’nin tanık olarak çıkarken Tyrion’un yüz ifadesi söze gerek bırakmıyordu. Mükemmel yazılmış replikler ve Tyrion’un son anda ters köşe yapmasıyla hevesi kursakta bırakan bir son oldu bölüm için.  Bakalım Tyrion için savaşan hangi süpriz isim olacak :) 

game of thrones 4. sezon 6. bölüm izle tyrion

Bakalım 4. sezon bize bu en entrikalı taht oyunu serisinden başka neler sunacak, göreceğiz. 

game of thrones 4. sezon

Bölümleri izlemek ve diğer kritikleri okumak için Game Of Thrones Sayfamızı ziyaret edebilirsiniz. Fantastik bir dünyada yaşayabilmeniz dileğiyle :)  

Bunlar da ilginizi çekebilir

Gitmeden yorumunuzu bırakın.


Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.