Dedemin İnsanları



Geldik bu ülkede duygusal romantizmi en iyi işleyen yönetmenlerden olan Çağan Irmak’ın  son filmi Dedemin İnsanları’na. Aslında Çağan Irmak’ın bu başarısı sinemada samimiyetin ne kadar önemli olduğu bilinciyle hareket etmesinden kaynaklanıyor. Filmi izlerken de kahkahalarla gülerken, birden gözü yaşlı bir hale bürünmek de bunun göstergesi. Sanırım biraz özel sebeplerden de olsa gerek dedem ile ilişkimden kareler bulmam benim bu filmi ayrı bir kefeye koymama neden oldu. İzlerken çoğu kişinin de çocukluğuna dair bir serüvene tekrar çıkacağına eminim.

Çağan Irmak’ın 2011 yapımı “benim en başarılı, en mutlu çektiğim filmim” dediği film. Dedemin İnsanları Senaryonun da ona ait olmasının yanı sıra, bu film Çağan Irmak’ın hayat hikâyesi, onun dedesi, onun insanları. Film, 10 yaşında haşarı bir çocuk ve onun dedesi üzerinden aktarılıyor. Zaman 1980lere yaklaşıyor, etraf geriliyor ama siz bunu oturduğunuz koltukta uzun bir süre hissetmiyorsunuz. O kadar ince detaylar var ki yakalamanız gereken, yönetmene slogan atmadığı için teşekkür ediyorsunuz filmi gözleriniz nemli bitirirken.

 Dede Mehmet Yaşar, küçük bir Ege kasabasında yaşayan, kasaba eşrafından saygın bir adam. Kimseye kötülüğü dokunmayan, düşeni yerden kaldıran, kol kanat geren görgülü bir beyefendi.  Daha yedi yaşındayken mübadele neticesinde ailesiyle birlikte Girit topraklarından Anadolu’ya sürülmüş. İki kültür arasında sıkışıp kalmış ne Yunan ne Türk sayılmış, hep öteki kalmış. Neticede Türk olsa da arkasından gâvur diye söylenilmiş bazı kesimlerce. 10 yaşındaki torunu Ozan ise; gitgide gerilen ülkede, toplumda bir yer edinmeye çalışan, dedesi göçmen olduğu için gâvur damgası yemekten korkan bir çocuktur. Dedesi bu duruma endişelenmektedir ve Ozan’a kendi hikâyesini anlatacak, yardım edecektir.

 

Çağan Irmak’ın bu film hakkındaki görüşlerini paylaştığı röportajında; bu filmin onun için çok büyük anlam ifade ettiğini, bazı anlarda duygusal anlamda çok zorlandığını, ama belki de bu kadar zorlanmasının bu kadar başarılı bir film yapmasına vesile olduğunu sezdim. Filmin içinde hayata dair her şeyden bir parça var. Özlem de var, siyaset de, hüzün de, kahkaha da. Daha nice yoğun ve güçlü olgular öyle güzel, öyle gerçek harmanlanmış ki, film bittiğinde bir karakterle sokakta karşılaşıp selamlaşacakmışsınız gibi geliyor. Film bir anda gözlerinizi doldururken, ege şivesiyle yapılan bir şaka kahkaha attırabiliyor. Kısacası film, sizi baştan sona kadar bir saniye bile sıkmadan öyle güzel anlatıyor ki derdini…

Film siyasi bir mesaj taşıyor. En nihayetinde 1980lere yaklaşıyoruz. Toplumda bir hareketlilik, ikiye bölünme var. Bunun çocuklar üzerinden en saf haliyle anlatılması diğer siyasi içerikli filmlerden farkını ortaya koyuyor. Toplumun en masum kesimi çocukların, bu sonu gelmez gibi duran Türk-gâvur savaşı insanın duygularını harekete geçiriyor. Başında da söylediğim gibi slogan atmadan, duygu sömürüsü yapmadan, her şeyi öyle açık seçik anlatıyor ki tek yapmanız gereken kendinizi filme bırakmak. İyi seyirler.

 

Yapım: 2011 – Türkiye

Tür: Aile,  Biyografi,  Dram,  Komedi

Yönetmen: Çağan Irmak

Oyuncular: Çetin Tekindor, Hümeyra Akbay, Yiğit Özşener, Mert Fırat, Ezgi Mola, Zafer Algöz, Ushan Çakır, Yiğit Arı, Mehmet Ali Kaptanlar, Durukan Çelikkaya, Serkan Genç, Sacide Taşaner

Müzisyen: Aria Müzik

Senaryo: Çağan Irmak

Yapımcı: Ay Yapım, Mustafa Oğuz, Most Productions

Filmi izlemek için buraya tıklayınız.

Bunlar da ilginizi çekebilir

Gitmeden yorumunuzu bırakın.


Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.