Türkiye’deki çağdışı zihniyetin içinde bulunduğu çelişki


Şu haberde görüldüğü gibi istediklerinin, yaptıklarının, uyguladıklarının yansıması olan bir durum karşısında kendi düşüncesi doğrultusunda bir durum çıktığında düşüncenin getirdiği yanlışlığı görmesi gerekirken, durumu değiştirmeye çalışarak farklı bir yüzsüzlüğe vurmaktır bu. Şu şekilde bir açıklama yapmış;

“Mahremiyet Hakkımız Çiğneniyor” 
Bayan doktora, hastalık şikayetlerini daha iyi ve açık şekilde ifade edebildiklerini belirten, Asiye Dumanlı (28), yaşadığı sıkıntıları şu şekilde dile getirdi: “Tarsus Devlet Hastanesine 6 tane Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanı bulunmakta. Ama yalnızca bir tanesi bayandır. Bayan doktora şikayetlerimizi daha rahat ifade ettiğimiz için, bu bayan doktorunun kapısı önünde yığılmalar olurken, diğer erkek doktorların önünde hiç kuyruk ve sıra oluşmuyor. Bu hasta halimizle bazen sıranın bize gelmesi için sabahın erken saatlerinde gelip, akşam mesai bitimine kadar bekliyoruz. Herkes, bayan doktora gelmek istiyor. Çünkü bir kadının halinden ancak kadın anlar. Bu hastanede 2 defa doğum yaptım, ama her doğumuma da istemememe rağmen erkek doktor girdi. Bu da mahremiyet hakkımızın çiğnenmesine neden oluyor. Yetkilerden acilen, bayan doktorların çoğaltılmasını istiyoruz.”

Tabi ki herkesin doktorunu seçme hakkı vardır, buna sonuna kadar katılıyorum. Lakin sen kendi kızın için “kadın dediğin okumaz, evinde durur” şehir dışında ve içinde okuyan kızlar için ise “yollu olmuştur o şimdiye kadar, evlenilmez oğlum bunla, namus kavramı olmaz bunlarda” derken o kız okulu bitirip doktor olduğunda nasıl “kadın doktor isterim kızım” yüzünü bulduğunu merak ediyorum. Öncesinde kendi zihniyetine göre “düşük kalite, çürük” gözüyle baktığı kadına muayene olurken neler hissettiğini.

Evet yıllardır süregelen; devletin bilinçli bir şekilde bilinçlendirmemesi, yoksulluk, yoksunluk, görmezden gelinmişlik bu zihniyeti gittikçe kalıtsallaştırdı genlere. Ama artık her şekilde bilgiye ulaşılabilecek düzeyde ve imkanla alakası yokken hala kolaya, eskiye, çağdışılığa kaçıp kadın doktor isterken kadının okumasını istemeyen zihniyette elbette görüyordur farklılığı. Ama elinden bir şey gelmeyeceğini düşünerek, korkarak, kadın evde oturmalı düşünmemeliyim böyle şeyler diyerek belki de o doktora muayene olduğu sırada kendi kendini sindiriyor ve bu zihniyet zamanla öyle bir hal alıyor ki daha 13 yaşındaki oğlu öğretmenini bıçaklarken ancak okulu arayabiliyor, engel olamıyor. Yazık ki ne yazık, bir tarafta yıllarca Sevilay Durkan öğretmen gibi kıt kanaat geçinilen parayla topluma yararlı olsun diye okutulan bir nesil varken, diğer tarafta ise bununla bilinçlenmek yerine bilinçlendirilmemesi için despot bir anlayışa dönüştüren bir sistem ve onun getirdiği zihniyet var. Toplumun arasındaki bu uçurum ise ileride birçok sorunla birlikte topraksal olarak olmasa da ruhsal bağ olarak tam bir ayrışmayı getirecek gibi gözüküyor.

Bunlar da ilginizi çekebilir

2 Responses


  • Enes // // Reply

    Çağdışı zihniyet diyerek bilimle hiç çakışmayan İslam dininden bahsetmiyorsun değil mi?

    • raisondetre // // Reply

      Benim kastettiğim çağdışı zihniyet bugün kadını hor gören, okumamasının eve kapanmasının, dışarıda yanında akrabası olmadan bir erkekle yürümesini sünnet olarak gösteren tarikat ve cemaatlerin zihniyeti ve evet eğer senin de İslam olarak kastettiğin buysa ondan bahsediyorum. Bilimle hiç çelişmemesi için buluşlar bulunduktan sonra bakın aslında burada bu buluşa gönderme yapılmış demek de pek akılcı değil. Bir gün bilimden önce bilinmeyen bir şey tarikatlar aracılığıyla açıklanırsa bunu tartışabiliriz.

Gitmeden yorumunuzu bırakın.


Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.