30’unu aşmış kalburüstü futbolcuların maaşlı Türkiye tatili


Öncelikle Dirk Kuyt’ın gelişini kutlar, Fenerbahçe’ye yararlı olmasını dileyelim. Sonrasında bu tarz sosyoekonomik boyutu olan transferleri değerlendirelim:

Avrupa’da geçen kötü bir sezon, artık yaşın geçkin olması sebebiyle belirsiz bir gelecek ve imdada yetişen 3 büyük kulübümüz. Sanırım bu futbolculara daha iyi bir kurtarıcı melek dokunuşu yapılamaz. Peki aynı paranın katbekat fazlasını Katar ve orta asya ülkeleri de verebilecekken neden Türkiye?


Bunun sebebi aslında basit: Çünkü Türkiye’nin hem coğrafi, hem de futbol piyasası olarak Avrupa’ya yakınlığı, diğer Ortadoğu ülkelerinde bulunamayacak olan sosyal rahatlık, gerekirse uçakla 2 saatte ülkesine gidebilme kolaylığı, gece hayatı derken benim bile ağzım sulandı.

Tabi ki bunu gelen bütün oyunculara yaymamak lazım. Örneğin Hagi, Roberto Carlos, Giunti canını dişine takarak futbol kimliğini ortaya koyarak formalarını terle kaplatan nadir örneklerden. Diğer konumuz olan örneklere gelirsek, sadece bunun için yeni bir kategori açmam gerekeceğinden son zamanlardaki birkaç örnekle yetinelim:

Beşiktaş

Benim de renklerine gönül verdiğim takım olan Beşiktaş bu kervana Yıldırım Demirören sayesinde son zamanlarda katılsa da hiç de ezeli rakiplerinden arta kalır yanının olmadığını gösterdi.

Gonçalves da silva ailton(Ailton)

Bence Beşiktaş’ın konumuza cuk oturan transferidir kendisi.  Lakabı ‘tosuncuk’ olan, Werder Bremen’de 2004 yılının gol kralı iken sonraki sezon kısa Schalke macerasından sonra Türkiye’ye göç eden. Genel olarak Türkiye’ye gelen yabancı futbolcuların performansı gibi birkaç maç parladıktan sonra çabuk sönen, antremanlara katılmayan, takımdan ayrı deplasmanlara giden sorunlu bir tip haline geldikten sonra üstüne iyi bir meblağ ile de ayrılmıştır. Gelirken aldığı peşinat çabası.

Ricardo luiz pozzi rodrigues(Ricardinho)

2006-2007 sezonunda Beşiktaş’a gelen Ömer Üründül’e göre “realist” bana göre Brezilya’daki performansının Türkiye’de yarısının yeterli olacağının bilincinde, aldığı paraya bakarak, kendini kasmadan Beşiktaş’taki futbol yaşantısını bitiren birkaç göze hoş gelen ara pasla kasasını dolduran ticaret adamı.

Jose mari gutierrez hernandez(Guti)

Bernd Schuster ile birlikte 33 yaşında teşrif eden maestro. Aslında bu isimlerin arasında ilk sezonunda gayet de yararlı olduğu söylenebilir lakin daha sezon arasında kendini tamamen gece hayatına teslim etmesi, inişli-çıkışlı grafiği, takım arkadaşlarıyla sorunlu yapısı sebebiyle onun da Türkiye’yi güzel bir tatil olarak görmesinde hiçbir sebep yok.

Fenerbahçe

Ariel Ortega

 

Kendisi Ailton ile birlikte “Türkiye’ye gelmiş en yararsız ünlü futbolcular” listesinde başı çekebilecek Arjantinli futbolcu. 2002-2003 sezonunda gelen,  2002-2003 sezonunun ortasında giden aklımda kalan tek olayı Ümit Davala’ya attığı kasti tekme olan, giderken de ülkemizden ‘n’ milyon dolarlar götüren futbolcu.

Pierre van hooijdonk

2003-2004 sezonunda Fenerbahçe’ye gelen, frikikleri dışında takımı 1 kişi eksik oynatma özelliğiyle ünlü olan Surinam asıllı futbolcu. O zamanki Türkiye’nin liginin daha kalitesiz olması sebebiyle 2 yılda 22 gole ulaşıp Fenerbahçe’deki kariyerini noktalayarak toplam 10 milyon dolardan fazla kazanmış futbolcu. Van Hooijdonk konusunda gelen yorumların fazlalığı sebebiyle not düşelim. Yararlı ya da yararsız olmuştur diye bir tanım yapmadım. Gerçi bu yarar kriterimizin nerelerde olduğunu da gösteriyor. Van Hooijdonk Türkiye kriterlerine göre yararlı olmuştur evet, ama iki sene de 10 milyon dolardan fazla alacak kadar değil. Size Avrupa ülkelerinde birçok futbolcu sayabilirim yarar kriterinize göre 2 katı performans sergileyip 4’te biri ücret alan. Konumuz kazanılan paralar ve bu paralar verilmeden de bu yararın sağlanabileceği üzerine, tekrar hatırlatmakta fayda var.

Mateya Kezman

2006 yılında Fenerbahçe’ye 28 yaşında gelen ama ruhsal olarak 30’unu aşkın bir bitmişlikle oynadığı iki sezonda ligde sadece 17 gol atabilmiş Türkiye’deyken ruhsal travma içinde olduğunu düşündüğüm futbolcu.

Galatasaray

Frank de boer

2003-2004 sezonunda 33 yaşında gelen yaşına göre hiçbir yerde alamayacağı bir miktarı(primlerle birlikte yıllık 2 milyon dolar) alarak sezon sonunda Katar’a giden kaşları çatık, Galatasaray’da bulunduğu sürece yaptığı görevi altyapıdan güven verilen genç bir adamın da yapabileceğini düşündüğüm futbolcu.

Elvir baliç

Zamanında 17 milyon dolar gibi bir rakama Real Madrid’e giden Baliç, sonrasında geçirdiği ağır sakatlık nedeniyle formsuzluk yaşamış, 2002-2003 sezonunda Galatasaray’a transfer olmuştur. Galatasaray’ın o zaman Baliç’e ödediği parayla büyük bir maddi külfete girdiği kulaktan kulağa dolaşmıştır. Futbolcunun başarı durumuna gelirsek sonrasından gittiği takımların Konyaspor, Ankaragücü ve İstanbulspor olduğunu söylersek yeterli olur sanırım.

Cassio de souza soares lincoln(Lincoln)

29 yaşında Galatasaray’a gelen,  4.5 milyon dolar bonservis karşılığında 3 yıllığına anlaşılmış 2 senede yaptığı 29 asiste karşılık Galatasaray’ın sözleşmesini tek taraflı fesh etmesi sebebiyle 14 milyon doları cebe indiren futbolcu. Aklımda kalan tek tarafı sağa bakıp sola pas atması futbolculuk kariyerimi derinden etkilemiştir. Az rezil olmadım değil.

 

Bunlar sadece birkaç örnek olsa da, belirleyici özellikleri n milyon dolarla gelip karşılığını kuruşlarla ödemeleridir. Turizme yaptıkları katkıları göz ardı edersek, Türkiye’ye mali kayıp olarak geçebilecek, alt yapı kültürü oluşmamış bir futbol kültürünün böyle devam ederse daha nice örnekle çoğaltılacağı kara lekeleridir. Umarım Dirk Kuyt da bu kervana katılmaz, tekrar başarılar dileğiyle.

Bunlar da ilginizi çekebilir

14 Responses


  • a // // Reply

    pierre van hoijdonk gibi faydalı bir adam az geldi türkiyeye.

  • raisondetre // // Reply

    Modern futbolda koşmayan insanın kadroda yeri yokken, Türkiye’de daha bu sistemin yerine oturmadığı zamanda gelmesi tek artısıydı. Maçlara yürüyerek başlayıp, yürüyerek tamamladığı zamanları biliyorum. Ama artık Türkiye’de bile sistem yeni düzene geçişi gerektirecek konuma geldiyse altyapıdan gelecek herhangi bir oyuncu 2 yılda frikik golleri atarak milyon dolar götürmeden üstüne bir de takım yükünü paylaşabilir.

  • a // // Reply

    maaşlı türkiye tatili ve van hooijdonk, şaka herhalde…

  • Fenerbahçe // // Reply

    Şaka mısın ? Pierre Van Hoijdonk Fenerbahçe’ye çok çok faydalı olmuştur, onun gibi striker gelmedi Türkiye’ye

  • ahmet // // Reply

    Van hooijdonk??
    Yok artık.

  • raisondetre // // Reply

    Van Hooijdonk konusunda gelen yorumların fazlalığı sebebiyle not düşelim. Yararlı ya da yararsız olmuştur diye bir tanım yapmadım. Gerçi bu yarar kriterimizin nerelerde olduğunu da gösteriyor. Van Hooijdonk Türkiye kriterlerine göre yararlı olmuştur evet, ama iki sene de 10 milyon dolardan fazla alacak kadar değil. Size Avrupa ülkelerinde birçok futbolcu sayabilirim yarar kriterinize göre 2 katı performans sergileyip 4′te biri ücret alan. Konumuz kazanılan paralar ve bu paralar verilmeden de bu yararın sağlanabileceği üzerine, tekrar hatırlatmakta fayda var.

  • andreii // // Reply

    Fenerbahçeyle ilgili kısımlar çok zorlama ve biraz da sallama olmuş.
    Ortega Fenerbahçeye 28 yaşında geldi aynı şekilde Kezman da 28 yaşında geldi. Kezman için ruhen 30un üstündeydi yorumu yapılıp konsepte uydurulmak istenmiş. Hooijdonk konusu tamamen saçmalık, takımı bir kişi eksik oynattığı söylenmiş. Bunu diyen adam muhtemelen Alex için de aynısını söyler. Onu da Allah taş yapar.

    Ayrıca Baliçte Galatasaraya 28 yaşında geldi.

    Yazıda yaratılmak istenen konsepte uygun adamlar bile seçilememiş. Futbol bilmiyorsak yazmayalım daha iyi.

  • raisondetre // // Reply

    Bazı arkadaşlar Fenerbahçe ile ilgili kısımların zorlama ve sallama olduğunu görüşündeler. Kezman ve Ortega’nın yaşlarını belirtip(28) sanki bu adamlar 21’indeymiş gibi bir tavır takınarak zorlama olmuş demek en hafif tabirle gözü kapalı fanatizmcilik oynamaktır. Hooijdonk konusunda ne kadar koştuğunu, bir maçı yürüyerek başlayıp, yürüyerek tamamladığını zaten yazıda belirttiğim için bir daha üstünden geçmeyeceğim. Baliç Galatasaray’a 28’inde değil 29’unda gelmiş olup konsepte uygun adamlar yaratılmaya çalışılmış demek. Fenerbahçe taraftarı olan arkadaşa demek ki yetmemiş, daha fazla para yiyici, sahada oturan futbolcu layık diyerek bitirelim.

    Futbol bilmek, yılda milyonlarca dolar alıp, alt yapıda daha uzun süreli kullanabilecek futbolcular ve daha yararlı olabilecek yetenekler varken geçkin ünlülere milyonlarca euro harcamakla oluyorsa, evet bu benim futbol bilgim dışında.

  • Selim // // Reply

    Bence son zamanlardaki endüstriyelleşmeye çalışırken hazıra konma anlayışını benimseyen türk futbolu için güzel bir yazı olmuş.

  • Kaan // // Reply

    Bazı Fenerbahçeliler hiçbir alanda başarısızlıklarını kabullenemiyor arkadaş. Hala şurada ortega’yı bilmem neyi savunacak adamlar var. utanmasalar kezman’ı da savunacaklar, bir de futbol bilgisinden dem vurmuş ne aşmışlıktır bu yarappim.

  • Furkan FİDAN // // Reply

    Yazıya yer yer katılmakla birlikte çok özensiz bir çalışma ürünü olduğunu düşünüyorum. Veriler yanlış aksedilmiş müsaadenizle birkaç noktayı düzeltmek ve genişletmek istiyorum. Öncelikli itirazım Pierre van Hooijdonk konusunadır.

    Pierre Türkiye’ye astronomik ücretlerle değil bonservissiz gelmiş bir futbolcudur. Aldığı her paranın kuruşuna kadar ödemiş, Fenerbahçeliyim diyenden daha Fenerbahçeli oynamış eşsiz bir oyuncudur. Saha içindeki efendiliği, hırsı, ağabeyliği ve tecrübesiyle taraflı tarafsız herkesin beğenisini kazanmıştır. Futbola ihanet etmeyen, aklıbaşında hiç kimse Pierre van Hooijdonk’un aldığı paraları haketmediğini iddia edemez. Peki Pierre ne yapmış diyen arkadaşım buradan sonrasını okuma istersen kaldıramayailirsin.

    Geldiği ilk sezon ligde 34 maçın tamamına forma giyip 3059 dk oynamış(yani yalnızca 1 dk kaçırmış) ve 23 gol atmıştır. Yetmedi mi? Bunun yanında 11 asiste de imzasını koymuştur. Hala mı yetmedi? Sezon boyunca 5 topu kale çizgisinden çıkarmıştır. Hala da yetmedi diyorsanız; 15. haftada gördüğü 3. sarı kartın ardından kendini 19 hafta boyunca tutup ligde tek maç dahi kaçırmamış ve cezalı duruma düşüp takımını yalnız bırakmamıştır. Ve Aziz-Pierre attığı gollerin en az %50sini Fenerbahçe mağlup ya da maç berabere devam ederken atmıştır. İsteyen buyursun baksın. http://www.tff.org/Default.aspx?pageId=30&kisiID=29981
    2. sezonunda sakatlık problemi yaşamış 19 maçta görev alırken 8 gol kaydetmiştir. Yani iddia edildiği gibi iki sezonda 22 gol değil 32 gole ulaşmıştır. Pierre van Hooijdonk tüm yaptıklarıyla formasının hakkını sonuna kadar vermiş ve yukarıda adı geçen hiçbir futbolcuyla kıyaslanamayacak bir oyuncudur.

    İkinci yanlış bilgi ise Mateja Kezman konusundadır. Toplamda oynadığı 46 lig maçında 20 gol kaydetmiştir. Yararlıdır zararlıdır tartışılır. Aldığı parayı haketmemiş olabilir ama 46 maçta 20 gol kaydeden ve Fenerbahçeye gelmeden önceki 2 sezonda toplamda 55 lig maçında sadece 12 gol kaydeden bir oyuncu için Türkiye’ye tatile gelmiş olduğunu iddia etmek akıl dışı ve saçma olur.

    Son olarak ekleme yapmak istediğim konu ise yaş konularıdır ki günümüz futbolunda her ne kadar 28-29 yaşındaki futbolcular yaşlı olarak görünse de bundan 10 sene önce en olgun dönemleri olarak kabul edilirdi ve bu futbolculara yaşlı demek mümkün değildi. Saygı ve sevgilerimle, daha özenli yapılmış çalışmalarda görüşmek üzere.

  • raisondetre // // Reply

    Furkan bey öncelikle özenli ve uğraşılmış yazınız için teşekkür ederim. Yalnız yazıda da belirttiğim bir nokta var.

    Ben futbolcuların takıma o zamanki şartlar altında sağladıkları yarardan çok, altyapı yerine dışarıdan birkaç yıl dışında verebilecek bir şeyi olmayan futbolcular ithal edilmesine karşı olduğumu söyledim. Yani evet Hooijdonk yararlı olmuştur, Kezman’a da hakeza öyle diyebiliriz. Ama benim anlatmaya çalıştığım ve vurguladığım nokta, gelecek bir iki sene, günü kurtarmak yerine, gelecek 10 yılın planlamasının yapılmasının kulüpler için daha sağlıklı olacağıdır.

    Yazıyı özensiz görmeniz kişisel görüşünüzdür, saygı duyarım lakin bunun sebebinin yazıya sadece takıma sportif “yarar,zarar” ikileminden çok endüstriyel futbolun futbolcu ithal etmekten ibaret olduğunu sanan kulüplerimizin artık kolej takımı misyonunu benimsemeleri gerektiği ve bunun bir iki sene için milyon dolarları harcayabilen kulüplerin altyapıya belki bunun yarısından daha az bir miktar parayla hem sermayeyi ülke futbolu içinde tutmak, hem de yeni futbolcu kazandırıp ülke olarak futbolun merkezine bir adım yaklaşmaya bir basamak olarak düşünmekteyim.

  • hilmiönal // // Reply

    Kezman şöhretinin hakkını veremediği için başarısız sayılmıştır. Ama gözden kaçan nokta Kezman’ın derbilerde ve Avrupa maçlarında attığı kritik gollerdir. Ayrıca fiziken taş gibiydi, onun yaptığı presi tuncay dışında yapan forvetimiz olmadı.

    Ortega oynadığı maçlarda gayet başarılı bir performans göstermiştir; golleriyle, asistleriyle, çalımlarıyla. Ama tikli piskopat Lorant adamı yedek bıraka bıraka sindirmiştir. Buradaki hata da Ortega’yı alıp başına Lorant’ı koymaktır.

    Kuyt transferini ilk duyduğumda ne alaka, bu mu yani dedim. Ama şu süreçte yıldız adayı yabancılar türkiye’ye gelmeyeceğine göre zayıf mevkileri düşük maliyetli tecrübeli adamlarla doldurmak mantıklı bir yaklaşım. Bu adam Lİverpool’da da burada alacağı ücretin en az yarısını alıyordur. Türkiye’de daha fazlasını almasında tuhaflık yok. Tutarsa iki yılı kurtarırsın, tutmazsa da az zarar edersin.

  • ozgur // // Reply

    Öncelikle selamlar olsun. Fikirlerine saygı duyuyorum ama bir Fenerbahçeli olarak Ortega ve Pierre van Hooijdonk kısmına katılmıyorum. Hadi Ortega’yı da bu kategoriye alabiliriz ama PvH kesinlikle iyi ve faydalı bir topçuydu. Türkiye’ye gelip yatan(!) Fenerbahçeli futbolcu olarak Kezman konusunda haklısın, ben sana bir isim daha vereyim. Aragones geldiğinde 33 yaşında Josico diye birini getirmişti Fenerbahçe’ye hatırlarsın. Bir de daha önceden yaşlı bir (sanırım 35) Simao gelmişti, geldiği gibi de Ankaragücü’ne gitmişti. İşte senin konun için bence Fenerbahçe’den güzel bir örnek olur kendisi ama PvH keşke şimdi de takımda oynasa derim ben. PvH, Hakan Şükür’ün frikik atan versiyonudur ve faydalıdır bana kalırsa. Hatta şu anda milli takımımızda bir Hakan şükür veya PvH olsa çok şey fark eder.

Gitmeden yorumunuzu bırakın.


Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.